SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Denizcilikte Temiz Hava İçin Yakıt Standartları Değişiyor

Deniz taşımacılığında sürdürülebilirlik gündemi yalnızca karbon emisyonlarından oluşmuyor. Gemilerden kaynaklanan hava kirliliğinin azaltılması da uluslararası düzenlemelerin önemli başlıklarından biri. Akdeniz’de uygulanmaya başlayan daha sıkı sülfür sınırı, kullanılan deniz yakıtının özelliklerini ve yakıt tedarikindeki çevresel uyumu daha da önemli hale getiriyor.

Akdeniz, 1 Mayıs 2025 itibarıyla MARPOL Ek VI kapsamında Sülfür Oksit ve Partikül Madde Emisyon Kontrol Alanı (Med SOx ECA) olarak uygulamaya geçti. Bölgede faaliyet gösteren gemilerde kullanılan yakıtın sülfür içeriği en fazla yüzde 0,10 olabilirken, Emisyon Kontrol Alanları dışındaki küresel sınır yüzde 0,50 olarak uygulanıyor.

Düzenleme, gemilerden kaynaklanan sülfür oksit ve partikül madde emisyonlarının azaltılmasını amaçlıyor. Böylece denizcilikte yakıt seçimi yalnızca geminin teknik ihtiyaçları ve operasyonel koşullarıyla değil, seyir yapılan bölgenin çevre standartlarıyla da doğrudan ilişkili hale geliyor.

Yakıt Tedarikinde Uyumun Önemi Artıyor

Emisyon Kontrol Alanlarının getirdiği daha sıkı standartlar, yakıt tedarik zincirinin rolünü de öne çıkarıyor. Gemilerin faaliyet gösterdikleri bölgenin gerekliliklerine uygun yakıta ulaşabilmesi, çevre mevzuatına uyumun temel unsurlarından biri.

Bu durum bunker sektöründe ürün özelliklerinin ve güvenilir tedarikin önemini artırıyor. Yakıtın teknik spesifikasyonunun sefer yapılan bölgenin gereklilikleriyle uyumlu olması, gemi işletmecilerinin operasyonlarını planlarken dikkate alması gereken başlıklardan biri haline geliyor.

Doğru Yakıt, Doğru Operasyon

Arkas Bunker, tamamı kendisine ait tanker filosuyla Türkiye’nin tüm limanlarında fiziksel yakıt ikmali gerçekleştirirken, uluslararası pazarda da armatörlerin yakıt taleplerine yönelik tedarik hizmeti sunuyor. Şirketin deniz yakıtları portföyünde Fuel Oil, Marine Gas Oil (MGO) ve biyoyakıt seçenekleri bulunuyor. Arkas Bunker, MGO’yu geleneksel yakıt yağlarına kıyasla daha düşük viskozite ve kükürt içeriğine sahip bir alternatif olarak tanımlıyor. Akdeniz’de daha sıkı sülfür standartlarının uygulanmasıyla birlikte, ihtiyaç duyulan teknik özelliklere uygun deniz yakıtının güvenilir şekilde tedarik edilmesi bunker operasyonlarının sürdürülebilir deniz taşımacılığındaki rolünü daha görünür hale getiriyor.