Arkas Line Olarak, UN Global Compact Türkiye’de Denetim Kurulunda Yerimizi Aldık
UN Global Compact Türkiye’nin 2026–2029 dönemine yönelik Yönetim ve Denetim Kurullarının belirlendiği 4. Olağan Genel Kurulu, 6 Mart 2026’da İstanbul’da gerçekleştirildi.
Bu toplantıda, Arkas Line Sürdürülebilirlik Direktörümüz Serra Tükel, UN Global Compact Türkiye Denetim Kurulu Üyesi olarak seçilerek önemli bir göreve atandı.
2023 yılında Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne imzacı olarak UN Global Compact Türkiye ağına katılmamızdan bu yana, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın iş dünyasında daha güçlü şekilde karşılık bulmasını hedefleyen programlarda aktif rol almaya devam ediyoruz.
Ayrıca BM Okyanus Konferansı kapsamında yayımlanan iş dünyasına yönelik küresel çağrının imzacılarından biri olarak, okyanusların korunması ve sürdürülebilir deniz ekonomisinin geliştirilmesine yönelik uluslararası girişimlere katkı sağlamayı sürdürüyoruz.
Arkas Line olarak, sürdürülebilir dönüşümün ilerlemesi için UN Global Compact Türkiye ağı içinde daha fazla sorumluluk üstlenmeye, iş birliğini artırmaya ve ortak geleceğimiz için kolektif etki yaratmaya kararlıyız.
Yeşil Ofis Serüvenimiz Bilgi Yarışması ile Devam Ediyor
Sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda, 2024 yılında “Yeşil için Maviler” inisiyatifi kapsamında hayata geçirdiğimiz Yeşil Ofis Ödül Sistemi ile çalışanlarımızı sürdürülebilir davranışlar üzerinden teşvik eden, farkındalık odaklı güçlü bir süreç yürüttük. Bu yıl ise aynı kapsamda, üç aşamadan oluşan Bilgi Yarışmaları Serisini başlattık. Bu seri ile sürdürülebilirlik alanındaki bilgi seviyemizi artırmayı, Arkas Line uygulamalarına dair farkındalığı güçlendirmeyi ve ekipler arası etkileşimi daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Serinin ilk etabını 12 Mart’ta başarıyla tamamladık. Katılımcılara yöneltilen, sürdürülebilirlik ve Arkas Line’ın bu alandaki aksiyonlarına odaklanan sorular sayesinde, yalnızca bilgi düzeyini ölçmekle kalmayıp, kurum genelinde sürdürülebilirlik alanında farkındalığı arttırmayı amaçlıyoruz.
UN Global Compact Türkiye’nin Hedef Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Programını Başarıyla Tamamladık
UN Global Compact Türkiye’nin UN Women Birimi iş birliğiyle yürüttüğü Hedef Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Hızlandırıcı Programını başarıyla tamamladık. Arkas Line’ı programda Sürdürülebilirlik Müdürü Samet Korkmaz ve Kıdemli İnsan Kaynakları Müdürü Çiğdem Çapa temsil etti. Altı ay süren yoğun çalışma boyunca ekiplerimiz;
– Şirket önceliklerine uygun cinsiyet eşitliği hedeflerinin belirlenmesi,
– Ölçülebilir KPI’ların oluşturulması,
– Mevcut politika ve süreçlerin kapsayıcılık perspektifiyle güncellenmesi,
– AB’nin yaklaşan cinsiyet eşitliği düzenlemelerine hazırlık
gibi başlıklarda önemli ilerlemeler kaydetti.
Program, kurumların tek seferlik uygulamaların ötesine geçerek cinsiyet eşitliğine yönelik sistematik ve bütüncül bir yaklaşım geliştirmesini amaçlıyor. Arkas Line olarak, kapsayıcı ve eşitlikçi bir çalışma ortamını kalıcı hale getirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.
%100 Geri Dönüştürülmüş Yakıtta Yeni Adım: B100 UCOME ile Sıfır Emisyona Doğru
Fosil yakıt kullanımını azaltmak ve denizcilikte sıfır emisyona giden yolu güçlendirmek için alternatif yakıt çözümlerini operasyonlarımıza entegre ediyoruz. Bu kapsamda, Arkas Bunker tarafından tedarik edilen ve %100 kullanılmış yemeklik yağdan elde edilen ISCC EU sertifikalı ve sıfır emisyonlu B100 UCOME biyodizeli filomuzda kullanarak düşük karbonlu yakıtlara geçişte önemli bir adım daha attık.
Çevresel Avantajları:
– Tank to Wake kapsamında %100 emisyon azaltımı sağlayarak operasyonel yakma sürecinde tamamen sıfır emisyonlu bir çözüm sunar.
– Well to Wake yaşam döngüsü değerlendirmesinde %80’in üzerinde sera gazı emisyon azaltımı ile karbonsuzlaşma hedefimize güçlü katkı sağlar.
Temiz Gelecek İçin Somut Adım, B100 UCOME’un filoda kullanımıyla:
– Alternatif yakıtların operasyonlarımıza entegrasyonunu güçlendirdik.
– Sıfır emisyon hedefimizi destekleyen uygulanabilir ve etkili bir çözümün ilk testini başarıyla gerçekleştirdik.
– Yakıt tedarik zincirinde sürdürülebilir ürün kullanımını ileriye taşıdık.
Tamamen kullanılmış yemeklik yağ (UCO) kaynaklarından üretilen ve sıfır emisyonlu operasyonel performans sunan B100 UCOME, hem karbon azaltımı hem de döngüsel ekonomi yaklaşımımız açısından önemli bir ilerleme. Alternatif yakıt kullanımını artırarak çevresel etkilerimizi azaltmaya devam ediyoruz.
GenFlat ile Katlanabilir Konteyner Teknolojisi İş Birliği
Konteyner yönetimimizi daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya taşımak için GenFlat ile stratejik bir iş birliği başlatıyoruz. Nisan 2026’da hayata geçirmeyi planladığımız bu çalışma ile özellikle boş konteyner yönetiminde maliyetleri azaltmayı ve alan kullanımını optimize etmeyi hedefliyoruz. Bu ürün sayesinde dört boş konteyneri tek bir standart konteyner alanında taşıyabiliyoruz. Böylece taşıma, depolama ve yeniden konumlandırma süreçlerinde ihtiyaç duyduğumuz alanı azaltırken, operasyonlarımızı daha verimli hale getiriyoruz.
Aynı zamanda yeniden konumlandırma süreçlerinde daha az hareket ederek enerji ve zaman kullanımını sadeleştiriyoruz. Daha az sefer ve daha düşük yakıt tüketimi ile hem operasyonel verimliliğimizi artırıyor hem de karbon emisyonlarımızı azaltıyoruz. Bu teknoloji ile navlun, elleçleme, yeniden konumlandırma ve liman/ depolama alanı kullanımında %75’e varan tasarruf sağlama potansiyelini hedefliyoruz. Arkas Line olarak bu iş birliği ile hem operasyonel mükemmeliyetimizi güçlendiriyor hem de sürdürülebilirlik hedeflerimize somut katkı sağlıyoruz.
COP31 Antalya’da: Türkiye, Küresel İklim Diplomasisinin Merkezinde
Küresel iklim gündeminin en kritik başlıklarından biri, 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 ile Türkiye’de şekilleniyor. 197 ülkenin temsilcilerini bir araya getirecek zirve, küresel iklim politikalarının yönünü belirlemede kilit rol oynayacak. Türkiye ve Avustralya’nın eş başkanlığında yürütülecek süreç, daha kapsayıcı ve etkin bir müzakere modelinin güçlendirilmesini hedefliyor.
Zirvenin gündemi ise oldukça kapsamlı ve belirleyici nitelikte. Fosil yakıtlardan adil geçiş, ormansızlaşmanın önlenmesi, iklim finansmanı mekanizmalarının güçlendirilmesi ve mevcut finansal yapıların yeniden değerlendirilmesi gibi kritik başlıkların ele alınması bekleniyor.
Aynı zamanda, küresel iklim hedeflerinin periyodik olarak gözden geçirilmesi de zirvenin öne çıkan konuları arasında yer alıyor. Denizcilik sektörü açısından ise, IMO’nun 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda; enerji dönüşümü, düşük karbonlu yakıtlar ve tedarik zinciri şeffaflığı gibi alanlarda yeni düzenlemelerin gündeme gelmesi bekleniyor.
Arkas Line olarak, bu süreçte hem küresel iklim diplomasisindeki gelişmeleri hem de sektörümüze doğrudan etki edecek politika kararlarını yakından takip etmeye devam edeceğiz.
Küresel Denizcilik Sektörü, Karbon Fiyatlandırması Belirsizliğine Rağmen Yeşil Yatırımlarını Sürdürüyor
2026’nın ilk aylarında, küresel denizcilik sektöründe faaliyet gösteren büyük oyuncular, uluslararası karbon fiyatlandırma mekanizmasına yönelik belirsizliklere rağmen düşük karbonlu teknolojilere ve alternatif yakıtlara yaptıkları yatırımları kararlılıkla sürdürdü. Sektör, küresel karbon fiyatlandırma girişimlerine yönelik itirazlara rağmen milyarlarca dolarlık yeşil dönüşüm programlarından geri adım atmıyor.
Uluslararası Denizcilik Örgütü: Denizcilikte Karbon Azaltımı Süreci Başladı
IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez’in 2025–2026 dönemine ilişkin değerlendirmeleri, deniz taşımacılığının karbon azaltım sürecinin artık “geri döndürülemez” bir noktaya ulaştığını gösteriyor. Kurumun yayımladığı Net-Sıfır Çerçevesi, uluslararası deniz taşımacılığının 2050 yılı civarında net sıfır emisyon seviyesine ulaşmasını hedefliyor.
Çerçevede iki önemli odak bulunuyor:
– 2030’a kadar yakıt kaynaklı karbon yoğunluğunun belirgin biçimde azaltılması,
– Yakıt standartları ve sera gazı fiyatlandırması üzerinden iki kademeli bir küresel mekanizmanın kurulması.
Bu mekanizma, karbon vergisine yönelik küresel bir uzlaşının henüz oluşmadığı mevcut ortamda, sektörün ortak bir geçiş zemini geliştirmesini amaçlıyor. IMO’nun yaklaşımı, alternatif yakıtların ölçeklenmesi ve enerji verimliliğini artıran teknolojilerin daha hızlı yaygınlaşması için düzenleyici bir çerçeve sunuyor.
Arktik’te Kara Karbon Tartışmaları Derinleşiyor
Arktik’te artan gemi trafiği, kara karbon emisyonlarının etkisini daha görünür hale getiriyor. Bölge, küresel ortalamanın yaklaşık dört katı hızla ısınırken, ağır yakıt kullanan gemilerden çıkan kara karbon buz erimesini hızlandırıyor.
Mevcut düzenlemelerdeki boşluklar, yüksek emisyonlu yakıtların kullanımının sürmesine neden oluyor. Aynı zamanda Arktik rotaları; sınırlı altyapı, yüksek risk ve olası kazaların yaratabileceği ciddi çevresel etkiler nedeniyle tartışmalı kalıyor.
Şubat 2026’daki IMO PPR 13 toplantısında “polar fuel” düzenlemesi öne çıkan başlıklardan biri oldu. Ancak jeopolitik ve ekonomik ayrışmalar, somut ilerlemenin sınırlı kalmasına yol açıyor.
Denizcilikte Alternatif Yakıtlar: Biyoyakıt ve Metanol Öne Çıkıyor
2026 itibarıyla biyoyakıtlar ve metanol, denizcilikte en hızlı büyüyen düşük karbonlu yakıt seçenekleri arasında yer alıyor. DNV verilerine göre, 450’den fazla metanol uyumlu gemi operasyonel durumda veya sipariş aşamasında bulunuyor.
Metanol motor teknolojileri yüksek güvenilirlik seviyesine ulaşırken, bio- ve e-metanol üretiminin artması bekleniyor. Ancak fiyat ve arz kısıtları önemli bir engel olmaya devam ediyor.
Biyoyakıt talebinin 2028’e kadar 140 milyon tonun üzerine çıkması öngörülüyor. IMO’nun Net Sıfır hedefleri kapsamında devreye girecek emisyon standartları ise bu yakıtların kullanımını hızlandıracak temel itici güç olarak öne çıkıyor.










Arkas Line’dan Dünya Günü’ne Anlamlı Katkı
Arkas Line, 22 Nisan Dünya Günü kapsamında ecording iş birliğiyle çevresel sürdürülebilirliğe katkı sundu. Her bir çalışanı adına toplam 1.700 tohum topu, ecoDrone teknolojisiyle Muğla’daki belirli alanlara ulaştırıldı. Kızılçam ve Karaçam türlerinden oluşan bu tohumlarla yaklaşık 213 metrekarelik alanda ekolojik restorasyon hedeflenirken, 40 yıl içinde yaklaşık 61 ton karbonun tutulması öngörülüyor. Bu anlamlı adım, Arkas Line’ın doğaya ve geleceğe duyduğu saygının bir göstergesi oldu. Projenin farklı bir önemi de, ulaşılması zor alanlara atılan tohum topları iklim krizinden en çok etkilenen kırsal bölgelerde yaşayan kadınlar tarafından üretiliyor olması. Böylece hem çevresel hem de sosyal fayda yaratılıyor; doğa korunurken kadın emeği destekleniyor.
22 Nisan Dünya Günü Neden Önemli ?
Dünya Günü, ilk kez 1969 yılında UNESCO Dünya Konferansı’nda gündeme gelen ve 1970’lerden itibaren küresel ölçekte kutlanmaya başlayan önemli bir farkındalık günüdür. 200’e yakın ülkede her yıl çeşitli etkinliklerle kutlanan bu gün, çevre kirliliği, küresel ısınma ve doğal kaynakların tükenişine dikkat çekmeyi amaçlıyor. 2016 yılında Paris İklim Anlaşması’nın bu özel tarihte imzalanmış olması da Dünya Günü’nü iklim mücadelesinde tarihi bir dönüm noktası haline getiriyor.
Dünya Günü’nde attığımız bu adım, yalnızca bugünü değil, yarını da yeşertme hedefimizin güçlü bir parçası. Hem çevreye hem de insana değer veren bir sistemin mümkün olduğuna inanıyor, sürdürülebilirliğin sadece bir hedef değil, kolektif bir sorumluluk olduğunu vurguluyoruz.
Narlıdere Lisesi ile Polonya Arasında U.G. Yetenek Programı kapsamında Öğrenciler için İş Birliği
Arkas Line olarak, H.U.G. Yetenek Programı kapsamında lise öğrencilerine yönelik geliştirilen HUG Exploring modülü çerçevesinde, Arkas Narlıdere Meslek Lisesi ile Polonya’nın Chorzów kentinde bulunan Zespół Szkół Technicznych Nr 1 okulu arasında gerçekleştirilen Erasmus+ iş birliğine sektörel bilgi ve deneyim desteği sunduk. Bu anlamlı birliktelik kapsamında, 15–17 yaşları arasındaki 13 öğrenci ve 2 öğretmen, Polonya’dan İzmir’e gelerek denizcilik sektörünü yerinde gözlemleme fırsatı yakaladı.
Gerçekleştirilen bu iş birliği sayesinde:
- Öğrencilerimizi denizcilik sektörüyle erken yaşta tanıştırdık,
- Uluslararası etkileşimle vizyonlarını genişlettik,
- Sektöre değer katacak geleceğin profesyonelleri için kapsayıcı bir gelişim ortamı sunduk.
Söz konusu uluslararası proje, yalnızca Arkas Narlıdere öğrencilerine değil, Polonya’dan gelen katılımcılara da denizcilik sektörüne dair farkındalık kazandırdı. Aynı zamanda kültürlerarası bir bağ kurulmasına vesile olan bu buluşma, İnsan Kaynakları Direktörümüz Sn. Senem Kaçamak Susuzlu ve CBSO’muz Sn. Ozan Taylan Uzel’in katılımıyla öğrenciler açısından ilham verici bir deneyime dönüştü.
Türkiye ve Dünyadan Haberler
“Türkiye’de Sürdürülebilir Deniz Taşımacılığı ve Limanlar” Çalıştayı 30 Mayıs’ta Ankara’da başarıyla gerçekleşti
Türkiye’nin deniz taşımacılığı ve liman altyapısında düşük karbonlu dönüşüm süreci, 30 Mayıs 2025 Cuma günü Ankara’da düzenlenen “Türkiye’de Sürdürülebilir Denizcilik ve Limanlar Final Çalıştayı”nda kapsamlı şekilde ele alındı. Dünya Bankası’nın PROBLUE programı desteğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, karbonsuzlaşma sürecini yönlendirecek yol haritası kamuoyuna sunuldu.
Çalıştayda; kamu kurumlarından özel sektöre, uluslararası kuruluşlardan sivil toplum temsilcilerine kadar birçok paydaş, alternatif deniz yakıtlarının üretimi, dağıtımı ve sistemlere entegrasyonu üzerine bilgi ve deneyimlerini paylaştı.
Açılış konuşmaları ise Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, AB Türkiye Delegasyonu İş Birliği Bölüm Başkanı Maria Louisa Wyganowski, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Öztürk Selvitop ve Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar tarafından yapıldı.
Sürdürülebilirlikte Dijitalleşme & Blokzincir
ABD, Türkiye ve AB’de gemi dijital kayıt sistemleri (E-log, IoT) her geçen yıl yaygınlaşıyor. Arxiv’de yayınlanan bir araştırma[1], MARPOL kapsamındaki çevresel düzenlemelerin takibinde dijital sistemlerin faydalı olacağını ortaya koyuyor. IoT sensörleriyle ölçülen emisyon verileri, blokzincir teknolojisiyle merkeziyetsiz, değiştirilemez şekilde saklanabiliyor. Uyum ihlalleri otomatik olarak ilgili otoritelere bildiriliyor. Bu sistem, insan hatasını azaltarak hızlı ve şeffaf düzenleyici müdahalelere olanak tanıyor.
IMO’dan Net Sıfır Hamlesi: Yeni Kurallar Yolda
IMO’nun 7–11 Nisan 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen MEPC 83 toplantısında, deniz taşımacılığının net sıfır hedefine ulaşmasını destekleyecek yasal ve küresel düzenlemeler onaylandı. IoT sensörleriyle ölçülen emisyon verileri, blokzincir teknolojisiyle merkeziyetsiz, değiştirilemez şekilde saklanabiliyor. Uyum ihlalleri otomatik olarak ilgili otoritelere bildiriliyor. Bu sistem, insan hatasını azaltarak hızlı ve şeffaf düzenleyici müdahalelere olanak tanıyor. Açılış konuşmaları ise Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, AB Türkiye Delegasyonu İş Birliği Bölüm Başkanı Maria Louisa Wyganowski, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Öztürk Selvitop ve Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar tarafından yapıldı. Eğer bütün bu bileşenler etkili bir şekilde uygulanabilirse, deniz taşımacılığında %95’e kadar karbon salımı azaltımı mümkün olacak. Wärtsilä CEO’su Håkan Agnevall, bu köklü değişim için iş birliğinin önemini vurguluyor. Bu süreçte tek bir aktörün yeterli olamayacağını, Tersanelerin, yakıt sağlayıcıların, armatörlerin ve teknoloji şirketlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. İlk kez bağlayıcı nitelikteki IMO Net Sıfır Çerçevesi kabul edilirken, 2028 itibarıyla 5.000 GT üzeri gemiler için Küresel Yakıt Yoğunluğu Standardı (GFI) yürürlüğe girecek. Veri Toplama Sistemi (DCS) düzenlemesi kapsamında, anonim olmayan veriler taraflarla paylaşılacak; anonimleştirilmiş veriler ise kamuya açıklanarak daha fazla şeffaflık sağlanacak. Ayrıca, düşük emisyonlu gemilere teşvik sağlanması ve AR-GE destekleri için oluşturulan IMO Net Sıfır Fonunun ilk raporlaması 1 Ocak 2028’de yapılacak. CII Değişiklikleri doğrultusunda, 2030 yılına kadar gemi kaynaklı CO2 emisyonlarının 2008’e kıyasla en az %40 oranında azaltılması hedefleniyor. Öte yandan, gemilerde karbon yakalama ve depolama sistemleri için düzenleyici çerçeve çalışmaları başlatıldı ve bu çerçevenin 2028’e kadar tamamlanması planlanıyor. Son olarak, Deniz Plastik Çöpü Eylem Planı kapsamında, gemi kaynaklı plastik atıkların çevresel risklerini azaltmaya yönelik yeni bir yol haritası da onaylandı
Karbonsuz Denizciliğin Geleceği Amonyak[2]
Finlandiyalı mühendislik firması Wärtsilä hidrojenin bağlanmış formu olan amonyağı sıfır karbonlu deniz yakıtı olarak konumlandırıyor. İlk uygulaması 2026 yılında açık deniz hizmet gemilerinde başlayacak olan bu yakıtın enerji yoğunluğu yüksek ve depolama maliyeti görece düşük. Yapısal olarak amonyak toksik olduğu için, hem yakıt besleme hem egzoz işleme sistemlerinde ileri düzey güvenlik altyapıları geliştiriliyor.
Alternatif denizcilik yakıtlarından metanol ise atıklardan veya yenilenebilir kaynaklardan üretildiği zaman %95’e kadar karbon emisyonu azaltımı sunabiliyor. Wärtsilä, mevcut motorlara entegre edilebilecek metanol sistemleri geliştirerek, deniz taşımacılığında bu yakıtın yaygınlaşmasına katkıda bulunuyor. Halen fosil kaynaklı üretim baskın olsa da, yeşil metanol yatırımları günden güne artıyor.
Wärtsilä’nın geliştirdiği çözümler karbon fiyatlamasını, hibrit motorları, yeşil yakıtları ve dijital senkronizasyonu içeriyor
[1] https://arxiv.org/pdf/2503.08707
[2] https://yesilhaber.net/deniz-tasimaciliginda-sifir-emisyon-yesil-cozumler/
