SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Demiryolunda Sürdürülebilirlik Hattan Fazlasını Gerektiriyor

Yük taşımacılığının karayolundan demiryoluna kaydırılması, ulaştırmanın çevresel etkisini azaltmanın önemli araçlarından biri. Ancak rayların iki ülke arasında uzanması tek başına yeterli değil. Sınır ötesi demiryolu taşımacılığında kapasitenin koordinasyonu, intermodal terminaller ve farklı ulaşım ağlarının kesintisiz biçimde birbirine bağlanması sürdürülebilir yük koridorlarının asıl altyapısını oluşturuyor.

Demiryolu Yük TaşımacılığınınDoğasında Sınırları Aşmak Var

Avrupa’da demiryolu yük taşımacılığının önemli bir bölümü uluslararası nitelik taşıyor. Avrupa Komisyonu’nun Haziran 2026’da duyurduğu yeni demiryolu kapasite kurallarına göre Avrupa’daki demiryolu yük trafiğinin yaklaşık yarısı en az bir ülke sınırını geçiyor. Buna rağmen demiryolu kapasitesinin uzun yıllardır büyük ölçüde ulusal ve yıllık planlama sistemleri üzerinden yönetilmesi, uluslararası yük taşımacılığında koordinasyonu zorlaştıran unsurlardan biri olarak görülüyor.

2026’da kabul edilen yeni AB düzenlemeleri bu nedenle sınır ötesi kapasite planlamasını daha uyumlu hale getirmeyi, ağın daha verimli kullanılmasını ve yük trenlerinin güvenilirliğini artırmayı hedefliyor. Bu değişim, sürdürülebilir taşımacılıkta yalnızca kullanılacak ulaşım modunun değil, o modun ülkeler arasında ne kadar kesintisiz çalışabildiğinin de belirleyici olduğunu gösteriyor.

İntermodal Terminal Koridorun Bağlantı Noktası

Demiryolunun sürdürülebilir yük taşımacılığındaki potansiyelinin kullanılabilmesi için yükün fabrikadan demiryoluna, demiryolundan limana veya son teslimat noktasına verimli biçimde aktarılabilmesi gerekiyor. Avrupa Komisyonu da intermodal taşımacılığı, uzun mesafeli ana bölümde demiryolu, kısa deniz yolu veya iç su yolları gibi modları kullanırken karayolunu daha çok ilk ve son kilometrelerle sınırlayabilecek bir sistem olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın amacı karayoluna bağımlılığı ve kirliliği azaltırken taşımacılık operasyonlarının verimliliğini artırmak.

Mart 2026’da yürürlüğe giren AB’nin yeni kara ve multimodal ulaştırma devlet yardımı kuralları da demiryolu ve sürdürülebilir multimodal taşımacılık altyapısına verilen desteği kolaylaştırdı. Düzenlemeler; multimodal tesislerin inşası ve modernizasyonundan yeni ticari bağlantıların başlatılmasına ve demiryolu birlikte çalışabilirliğine kadar farklı yatırım alanlarını kapsıyor.

Kartepe’den Duisburg’a Uzanan Bağlantı

Türkiye ile Almanya arasındaki bu ağ yaklaşımının somut örneklerinden biri, Arkas Holding ile duisport ortaklığında faaliyet gösteren Railport. Ekim ayında İstanbul’da gerçekleştirilen Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu’nda iki bölge arasındaki ekonomik ilişkilerle birlikte intermodal bağlantıların ve güçlü ulaşım koridorlarının rolü de gündeme taşındı. Kocaeli Kartepe’deki Railport’tan Duisburg’a kurulan haftalık demiryolu bağlantısı, Türkiye’nin üretim merkezlerini Avrupa demiryolu ağıyla buluştururken terminalin doğudaki Orta Koridor bağlantısı Avrupa-Asya yük akışının devamlılığı açısından da önem taşıyor. Böylece sürdürülebilir lojistik, tek bir taşıma modundan çok liman, demiryolu, terminal ve uluslararası ağların birbirini tamamladığı kesintisiz bir sistem üzerinden şekilleniyor.