HABER

Haluk İribaş: “Bu Başarının Arkasında Türk Denizcilerinin Emeği Var”

Arkas Deniz Ticaret Filosu CEO’su Haluk İribaş, Arkas’ın uluslararası denetimlerde elde ettiği başarının yalnızca şirket açısından değil, Türk denizciliğinin uluslararası görünürlüğü açısından da önemli olduğunu söyledi. Uluslararası Liman Devleti Kontrolleri değerlendirmesinde dünya üçüncüsü, büyük tonajlı konteyner gemileri kategorisinde ise dünya lideri olan Arkas Deniz Ticaret Filosu’nun başarısının arkasında Türk denizcilerinin bilgi birikimi, Arkas ekiplerinin disiplini, güçlü kurum kültürü, sürekli eğitim ve etkin denetim sistemi bulunuyor.

Arkas’ın Uluslararası Liman Devleti Kontrolleri değerlendirmesinde dünya üçüncüsü, büyük tonajlı konteyner gemileri kategorisinde ise dünya lideri olması Türkiye ve denizcilik sektörü açısından ne ifade ediyor?

Dünya genelinde değerlendirilen şirketler arasında bu seviyede yer almak bizim için çok değerli. Ancak bu sonucu daha anlamlı kılan nokta, başarının bir Türk şirketi tarafından ve Türk denizcilerinin emeğiyle elde edilmiş olması.

Arkas’ın Türk personeliyle bu sıralamada öne çıkması, Türk denizcilerinin bilgi birikiminin, teknik yeterliliğinin ve mesleki disiplininin uluslararası ölçekte hangi seviyeye ulaştığını gösteriyor.

Uluslararası denetimlerde ortaya koyduğumuz performansı yalnızca şirketimizin başarısı olarak görmüyoruz. Bu sonucun Türk bayrağının güvenilirliğine ve Türkiye denizciliğinin uluslararası görünürlüğüne katkı sağladığını düşünüyoruz.

Bu başarıda Türk denizcilerinin, gemi ve kara ekiplerinin rolünü nasıl tanımlarsınız?

Bu başarının merkezinde gemide ve karada görev yapan ekiplerimiz var. Denizcilikte standartlar, prosedürler ve denetim sistemleri çok önemli; ancak bu yapıları sahada başarıya dönüştüren, aynı hedefe odaklanan insan kaynağıdır.

Gemilerimizde görev yapan denizcilerimizin bilgi birikimi, sorumluluk duygusu ve mesleki disiplini, uluslararası denetimlerde elde ettiğimiz sonuçlara doğrudan yansıyor. Kara ekiplerimiz de operasyonları yakından takip eden, gemilerle sürekli temas halinde çalışan ve sahadan gelen ihtiyaçları doğru okuyan yapısıyla bu performansı destekliyor.

Arkas’ta ekip arkadaşlarımız yaptıkları işi yalnızca kendi görev alanlarıyla sınırlı görmüyor. Her biri, Arkas’ı uluslararası alanda temsil ettiğinin bilinciyle hareket ediyor. Kurumun çalışanını sahiplenen yapısı da ekiplerimizdeki aidiyet, güven ve sorumluluk duygusunu güçlendiriyor.

Bugün ulaştığımız sonuç, gemi ve kara ekiplerinin ortak çalışma kültürünün karşılığı.

Bu sonucu mümkün kılan kurum kültürü, eğitim ve insan kaynağı yaklaşımı nasıl şekilleniyor?

Başarının arkasında güçlü bir kurum kültürü, disiplinli çalışma anlayışı ve insan kaynağına yapılan uzun vadeli yatırım bulunuyor. Denizcilik, en küçük ayrıntının bile büyük sonuçlar doğurabildiği bir sektör. Bu nedenle disiplin, takip ve sorumluluk günlük çalışma kültürümüzün temel parçaları.

İnsan kaynağımızı uzun vadeli yetiştiriyoruz. Zabitan kadrolarımızın önemli bir bölümünü stajyerlik döneminden itibaren bünyemize katıyor, kapsamlı eğitim programlarıyla destekliyoruz. Eğitim, kaptanlık ya da baş mühendislik seviyesine gelince sona ermiyor; kariyerin her aşamasında devam ediyor.

Bu yaklaşım, yalnızca teknik bilgi aktarımıyla sınırlı değil. Ekip arkadaşlarımızın aynı çalışma kültürü içinde yetişmesi, ortak bir operasyon standardı oluşturuyor. Bu standart da denetim performansımıza, emniyet kültürümüze ve günlük işleyişimize doğrudan yansıyor.

Son iki yıldır psikolojik değerlendirme süreçleri de uyguluyoruz. Ekip arkadaşlarımızın gelişime açık alanlarını belirliyor ve ihtiyaç duydukları desteği sağlıyoruz. Böylece teknik yetkinliği, insanı bütün olarak ele alan bir gelişim sistemiyle tamamlıyoruz.

270’i aşkın uluslararası denetimde yüksek performansı sürdürebilmek nasıl bir sistem gerektiriyor?

273 uluslararası denetimde yüksek performans göstermek, yalnızca denetim dönemlerinde yapılan hazırlıklarla sağlanabilecek bir sonuç değil. Biz denetimi, denetim tarihi yaklaştığında başlayan ayrı bir hazırlık süreci olarak görmüyoruz. Gemilerimiz yılın her günü bu standartlara uygun şekilde çalışıyor.

Bunu güçlü bir iç denetim sistemiyle destekliyoruz. Kısa aralıklarla hem güverte hem de makine departmanlarına yönelik kapsamlı değerlendirmeler gerçekleştiriyoruz. Bünyemizde gemilerimizi ve operasyonlarımızı yakından tanıyan deneyimli bir denetim ekibi bulunuyor.

Denetimlerde ya da günlük operasyonlarda karşılaştığımız her olayı ayrıntılı biçimde inceliyor, kök nedenini araştırıyoruz. Bulguları yalnızca kayıt altına almıyor; gerekli aksiyonları belirleyerek bakım süreçlerinden operasyonel uygulamalara kadar ilgili alanlara yansıtıyoruz.

Bu yaklaşım sayesinde her vaka bizim için aynı zamanda bir öğrenme alanına dönüşüyor. Benzer durumların tekrar yaşanmaması için sistemi sürekli geliştiriyoruz. Bu da yüksek performansın tesadüf değil, sürdürülebilir bir çalışma modelinin sonucu olduğunu gösteriyor.

Dünya genelinde yüzlerce şirketin değerlendirildiği bir sıralamada ilk üçe girerken sizi en çok gururlandıran unsur ne oldu?

Bizi en çok gururlandıran unsur, bu sonucun uzun yıllara yayılan disiplinli çalışmanın karşılığı olması.

Günlük operasyonları belirli bir standartta yürütmek zaten işimizin gereği. Ancak bunu dünya genelinde yüzlerce şirketin değerlendirildiği bir listede ilk üçe taşımak, ekiplerimizin aynı hedefe ne kadar kararlı biçimde odaklandığını gösteriyor.

Benim için en değerli tarafı, bu başarının yalnızca bir sıralama sonucu değil, Arkas’ta yerleşmiş çalışma kültürünün uluslararası karşılığı olması.

660 milyon dolarlık 12 yeni gemi yatırımı filonun geleceğinde nasıl bir rol oynayacak?

2028 yılına kadar altısı 4.300 TEU, altısı 3.100 TEU kapasiteli toplam 12 yeni gemiyi filomuza katacağız. Bu yatırımla filomuzu daha modern, verimli ve çevresel performansı daha güçlü bir yapıya taşımayı hedefliyoruz.

Yeni gemilerle birlikte modern tasarımlar ve yeni nesil makineler de filoya girecek. Bunun emniyet, operasyonel verimlilik ve çevresel performans açısından önemli katkılar sağlayacağını düşünüyoruz.

Mevcut filomuz bugün hem ticari hem de teknik açıdan oldukça sıkı süreçlerden geçiyor. Maersk ve Hapag-Lloyd gibi global şirketlerle yürüttüğümüz iş birliklerinde gemilerimiz düzenli olarak değerlendiriliyor ve bu denetimlerden yüksek puanlar alıyor. Amerika hattında çalışan gemilerimiz de kapsamlı denetimlere tabi tutuluyor.

Yeni yatırımın bugün ulaştığımız operasyonel güvenilirliği daha güçlü bir filo altyapısıyla desteklemesini ve denetim performansımızı daha ileri taşımasını bekliyoruz. Filomuz büyürken aynı kalite, emniyet ve disiplin anlayışını korumak önceliklerimiz arasında yer alıyor.

Denizcilik sektörü önümüzdeki yıllarda nasıl bir dönüşüm yaşayacak ve Arkas bu dönüşüme nasıl hazırlanıyor?

Çevre ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm önümüzdeki dönemde daha da hızlanacak. Karbon emisyonlarının azaltılması, yakıt verimliliği, alternatif yakıtların kullanımı ve yeni regülasyonlara uyum sektörün temel gündemleri arasında yer alacak.

Biz bu dönüşüm için mevcut filomuzda da çalışmalar yürütüyoruz. Gemilerimizde pervane retrofitleri gerçekleştirdik, scrubber sistemleri kurduk ve boya kondisyonlarının iyileştirilmesine yönelik uygulamalar yaptık. Yeni gemilerin filoya katılmasıyla birlikte daha modern tasarımlar ve yeni nesil makineler de bu dönüşümü destekleyecek.

Biyoyakıt da bu dönüşümün önemli başlıklarından biri. Arkas Bunker’ın Türkiye’nin ilk ISCC sertifikalı biyoyakıt ikmal şirketi olarak yürüttüğü çalışmalar bize bu alanda önemli bir deneyim kazandırıyor. BioF30 gibi geminin mevcut yakıt sisteminde değişiklik gerektirmeden kullanılabilen ve karbon salımının azaltılmasına katkı sağlayan çözümler, düşük karbonlu yakıtlara geçiş açısından önemli bir adım.

Dolayısıyla sürdürülebilirlik çalışmalarımız yalnızca yeni gemi yatırımlarıyla sınırlı değil. Mevcut filodaki teknik uygulamalardan yakıt tedarikine kadar farklı alanları birlikte ele alıyoruz.

Bu başarının ardından Arkas Deniz Ticaret Filosu için sıradaki hedef nedir?

Öncelikle ulaştığımız seviyeyi korumak ve sürdürülebilir hale getirmek istiyoruz. Yeni gemilerin katılımıyla operasyonlarımız büyüyecek. Bu büyümeyi bugün sahip olduğumuz kalite, emniyet ve çalışma disipliniyle yönetmek en önemli önceliklerimizden biri.

Bu nedenle insan kaynağına yatırım devam edecek. Ekiplerimizin teknik gelişiminin yanı sıra psikolojik dayanıklılıklarını da destekleyeceğiz. Çünkü filomuz büyürken aynı performansı sürdürebilmemiz, sistem kadar insan kaynağımızın gücüne de bağlı.

Bundan sonraki hedefimiz, filomuz büyürken bu performansı korumak, Arkas’ın uluslararası denizcilikteki güvenilirliğini ve itibarını daha da güçlendirmek.