Küresel iklim değişikliğinin tehlikeli boyutlara varması, bir yandan doğal kaynakların korunmasını zorunlu kılarken, diğer yandan da sürdürülebilir kalkınmaya önem verilmesini gerektiriyor. Çevre bilincinin güçlenmesi ve yaşadığımız doğayı korumak amacıyla Avrupa Birliği, 2030’a kadar sera gazı emisyonlarını % 55 azaltma, 2050’de ise karbon nötr olma hedefi doğrultusunda ortaya koyduğu çevre planı Yeşil Mutabakat çerçevesinde, karbon ayak izini en aza indirmek için ilave tedbirler geliştiriyor.
Bu nedenle Avrupa Birliği (AB) “Yeşil Mutabakat” adı altında yeşil ekonomi için ilk adımı atarak yeni bir yol haritası çizmek amacıyla Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansında (COP26) imzalanan anlaşma ile ilk kez fosil yakıtların aşamalı olarak azaltılmasına yer verdi.


