Geçen yıl tam da bu zamanlar sizlere ‘Yeni Yıla Hafiflemiş Girelim mi’ diye sormuş, sadeleşmiş bir hayatın konforu üzerine yazılmış üç kitaptan bahsetmiştim. Nereden bilebilirdim ki hayatın bizi mecburen sade ve basit yaşama yönlendireceğini…
Üstelik bu sadeleşme yalnızca tüketim ya da yaşam tarzında olmadı. En çok, insan ilişkilerinde sadeleştik. Bu da bir fırsat doğurdu aslında. Mecburiyetten, alışkanlıktan, sosyal olma arzusundan, sevilme isteğinden ya da her neyse bir sebepten ilişki kurduğumuz ancak karşılıklı hiçbir olumlu alışverişte bulunmadığımız insanları fark edip şu süreçte onlardan koptuk.





