YAZARLAR

Dağ, Deniz, Yayla, Liman: Karadeniz / Sinan Hamamsarılar

Onu henüz görmemiş birine sonsuzluğunu anlatırken kelimelerin yokluğa düştüğü, her mevsim ayrı beliren güzelliğiyle bakanı, yaşayanı, gezeni kendine aşık eden Karadeniz’le ilgili böylesine hap gibi bir gezi yazısına sıkça denk gelemeyebilirsiniz. Kemerlerinizi bağlayın ve keyifli bir Karadeniz turuna hazırlanın.

Bolu

Karadeniz bölgesinin en batıdaki şehir Bolu hem dört mevsim gezilebilen gölleri hem de Kartalkaya’nın başını çektiği pek çok önemli kayak noktasıyla bölgenin en önemli turizm noktalarından biri. Şefleriyle meşhur olan Mengen gibi ilçelerinde kurulan köylü pazarlarında vakit geçirmenizi de tavsiye ederim. Özellikle inek tereyağı, keş peyniri, ceviz ve eriştenizi pazardan aldıktan sonra mutfağınıza dönüp kendinize ve sevdiklerinize yöresel bir yemek ziyafeti çekebilirsiniz.

Düzce

Hem jeolojik yapısı hem de İstanbul’a yakın olması sebebiyle çok özel bir doğa sporu merkezi olduğunun kaç kişi farkında acaba? Melen çayında botlarla tekli ya da grup halinde yapılabilen rafting sayesinde, özellikle yaz aylarında keyifli bir haftasonlarınıza farklı bir eğlence katabilirsiniz.

Karabük

Karabük denildi mi benim aklıma üç şey geliyor; Safranbolu’nun safranı, evleri ve simidi! Ekim aylarında yapılan safranın hasadına katılabileceğiniz turları internet sitelerinden görebiliriniz. Konaklamanızı da yöreye özgü ve hala korunan mimarisiyle ahşap evlerde yapmanız bu deneyimin en güzel noktalarından. Bir de sabah erken kalkıp Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda sizi fırınlara çeken sıcacık Safranbolu simidinin kokusunu takip ettiniz mi, alın size mis gibi bir haftasonu aktivitesi daha! Bu arada o kadar yol yapılmışken Tokatlı kanyonu gibi yörenin doğal güzelliklerini de gezmeyi ihmal etmeyin.

Zonguldak

Kara elmas ve demir-çelik sanayisiyle anılan Zonguldak’ın Mayıs ve haziran aylarında hasadı yapılan, endemik bir çilek türü var ki, sadece onu tadabilmek için bile bir Ereğli seyahati organize edebilir; Osmanlı çileği hasadına hoş geldiniz! Yerel yönetimlerin ve bölgenin sanayi devlerinin de desteklediği bu tarımsal kalkınma projesi kapsamında çiftçilere ücretsiz tohumlar verilip, hasat edilen çilekleri ücreti karşılığında kendilerinden satın alınıyor. Yılın belli bir döneminde yetişmesi sebebiyle hasada katılmak istiyorsanız programınızı buna göre yapmanız çok önemli.

Bartın

Bartın’a seyahatlerimin büyük bir bölümü, Safranbolu gezilerimin dönüşü öncesinde Amasra’da durup, missss gibi deniz kokan tekir ve mezgitleriyle rengarenk salatalarını yemek için oluyor. Ve hiç de fena bir program olmadığını size de söyleyebilirim.

Kastamonu

Ben diyeyim siyez buğdayının, Taşköprü sarımsağının, mantarın, çam pekmezinin, kel simidin, tiritin, pastırmanın başkenti… Siz deyin ki ormanların, dağların, göllerin, yüce doğanın giriş noktası! Ilgazların ana yurtdu! Bahar aylarında ziyaret etmek için en güzel illerimizden. Özellikle mantar meraklıları için trüf mantarından başlamak üzere, parasal değeri ve lezzeti çok yüksek olan pek çok tür, buranın endemik yapısında kendine yer bulabiliyor.

Sinop

Ayancık’tan girip çangal ormanlarından çıkmanın, Hamsilos limanında yüzmenin, Ramazan aylarında Helesa şenliklerine katılmanın, Sinoplu antik çağ filozofu Diyojen’i düşünüp limanda sıcacık simit yerken çay yudumlamanın, yöreye özgü bir mantı türü olan ve cevizle tüketilen kulaktan yemenin tadına doyulmaz Sinop’ta. Şehir merkezinde hiç trafik ışığı olmamasıyla övünür buradakiler. Öylesin sakin bir şehirdir. Ama kendisine macera arayan için de gayet cömerttir. Akarsuların ve jeolojik aktivitelerin şekillendirdiği bazalt kayalıklarına bir tur, Çangal’da bir doğa yürüyüşü ya da yaylalarda kuş gözlemi bunlara güzel örnekler olabilir. Ben yazın ya da sonbaharda, özellikle palamut yağlanmışken gitmeyi çok seviyorum. Dönerken lakerda almak için de valizimde hep boş yer bırakıyorum!

Çorum

Bir kahverengi tabela meraklısı olan ben, Çorum ilinin sadece leblebi ile tanıtılmasından büyük üzüntü duyuyorum. Hitit uygarlığının başkenti Hattuşaş ve en önemli şehirlerinden biri olan ve sonrasında da pek çok uygarlık için kültür merkezi olmuş Alacahöyük’ten bahsedilmemesi içimi acıtıyor. Bu Karadeniz gezisi, sadece şu iki antik kent ve ören yerini ziyaret etmek için bile yapılabilir.

Amasya

Karadeniz seyahatinin belki de en sakin geçebilecek ama aslında en eşsiz konaklama imkanlarından birini 7.500 yıllık tarihi bir yerleşim olan Amasya’da yapabilirsiniz. İçinden geçen Yeşilırmak’a bakan butik tarzda otelleriyle tüm koşturmacanın arasına bir mola olarak girebilecek Amasya’da vaktiniz olursa Pontus kral mezarlarını da görmenizi öneririm.

Tokat

Karadeniz’in en benzersiz ili Tokat olabilir. Hem eski kültürden birikimleri hem yeni kültüre adaptasyonu hem farklı tarım ürünleri hem de başka yerde denk gelemeyeceğiniz yöresel tatlarıyla ilk seyahatimde beni çok şaşırtmıştı. Bir kere mutlaka dik bir şekilde pişirilen Tokat kebabından yemeden şehirden ayrılmayın. Şehirde yapmanız gereken bir diğer şey ise alışveriş! Bayılarak yediğimiz yaprak sarmaların büyük bir bölümünün yaprağı, Tokat’ın yerel üzümlerinden Narince’nin yapraklarıyla hazırlanır. O yüzden çarşıdan hem yaprak hem de köpük gibi kıvamıyla benzersiz olan Zile pekmezi almadan ayrılmayın.

Samsun

Yavaş yavaş yolu yarılamışken tüm izler bizi Samsun’a çıkartıyor. Bereketli Kızılırmak’ın eseri Bafra deltasında kuş gözlemi yapabileceğiniz Samsun’un sahil kesimleri kadar yaylaları da ayrı keyifli. Özellikle yöreye özgü bir ırk olan Karayaka kuzularının servis edildiği yayla yolu ızgaracılarında mola vermenizi şiddetle tavsiye ederim. Bu arada Bafra’nın pidesiyle bal kaymaklı dondurmasını yemeden Samsun’dan ayrılmayın. Ayrıca yerel üreticilerin kooperatifleştiği manda sütü ürünlerini de adresinize sipariş verebilirsiniz.

Ordu

Benim için ayrı bir yeri olan Ordu ile Batı ve Orta Karadeniz turumuzun sonuna geliyoruz. Genelde insanların aklına fındığı ile girmiş olsa da Ordu aslında bundan çok daha fazlası. Önce yemek kültüründen başlayalım. Anadolu’nun dört bir yanındaki pide kültürünün burada da yansımasını görmek mümkün. Yağlı, Ordu’nun bu anlamda milli yemeklerinden biri. Mutlaka tatmadan geçmeyin derim. Görmeniz gereken yerler listesi ise Ordu’da bir hayli kabarık, Yason Burnu’ndan Perşembe Yaylasına, Çambaşı Yaylasından Çamburnu fenerine pek çok gezi noktasıyla Ordu aklınızı başınızdan alacak. Bu arada şehirden ayrılmadan çarşıdaki fındık dükkanlarından hediyeliklerinizi de almayı ihmal etmeyin. Şehri tepeden görmek için iki öneri; biri merkezden teleferikle Boztepe’ye çıkmak, diğeri de kısa bir araba yolculuyla Kurul kalesine gidip Karadeniz’e yüzünüzü dönem ve tüm Ordu’yu kucaklamak.

Giresun

Doğu Karadeniz’in heybetli doğa örtüsüne alıştırma niteliğindedir Giresun. Yaylalarındaki buzul krater gölleriyle, çay ve fındık bahçeleriyle, eski uygarlıkların mirası kale ve yapılarıyla Trabzon, Rize ve Artvin’e varmadan “fragmanları izlemek” gibi. Kümbet yaylası, baharı karşılamak ve yazın kamp yapmak için ideal noktalardan. Karagöl yaylası ise bahsi geçen buzul gölünün olduğu yüce dağın eteği… Bu arada Kuzalan şelalesinin yakınlarındaki Mavi göl ise eşine az rastlanan türdedir. Trabzon’a devam ederken Tirebolu’da durup çay tesislerinde bir mola vermenin keyfine varın. Ayrıca Görele pidesi yemeden sakın sakın Giresun’dan ayrılmayın. Bence Türkiye’nin en özel pidelerinden!

Trabzon

Karadeniz yazısı yazıp, Trabzon’la ilgili yapılacak şeyleri bir paragrafa sığdırmak kadar zor bir iş olamaz ama elimden geldiğince şu hap gibi giden yazıya uyacak şekilde önerilerimi size aktarmaya çalışacağım.

Sümela manastırı gibi kudretli bir yapıya ev sahipliği yapması sebebiyle bile Trabzon’a seyahat edilir. Dönüşte Gümüşhane yoluna çıkıp Hamsiköy’de Sütlaç yemeyi ihmal etmeyin. Yörenin bol yağlı sütü ile hazırlanan sütlacın Türkiye’de muadili yok! Uzungöl, eskiden tam anlamıyla kartpostallık bir yerdi. Şu anda hitap ettiği yabancı turist potansiyeli sebebiyle sizlere keyif vermeme ihtimali olsa da Türkiye’nin bu eşsiz doğa güzelliğine kayıtsız kalmamak lazım. Farklı bir doğa yürüyüşü deneyimi yaşamak isteyenler için dünyanın ikinci en uzun mağarası Çal’ı önerebilirim. Yaylalarda konaklamak için Nayino dağ evi en popüler seçeneklerin başında. Merkeze geldiğinizde ise sizi şehirleşmiş bir Trabzon bekliyor. Atatürk Köşkü Müzesi şehrin yakın tarihine tanıklık etmiş yapılardan. Ayasofya müzesi ise Trabzon’da zamanında kurulmuş imparatorluktan kalmış bir kilise binası. Şimdiler müze olarak kullanılıyor. Bedesten ise Osmanlı imparatorluğu yapısı olarak Anadolu’nun pek çok köşesinde sıkça görülen kapalı çarşı yapı örneklerinin en sağlam ayakta kalanlarından. Peki merkeze geldik, neler yiyeceğiz derseniz mutlaka denemeniz için önereceğim birkaç öneri olacak; balık çeşitleri için Bordu Mavi, kavurma ve pilav için Tarihi  Kalkanoğlu, sarımsaklı Akçaabat köftesi sayısız seçenek arasndan çarşının içinde olanlar, Pide içinse Sürmene’deki Bozo pide!

Rize

Karadeniz’in iklim olarak çılgın çocuğu diyebileceğim, pek çok endemik bitkiye de ev sahipliği yapan açık hava parkı olarak adlandırılabilecek ili Rize’de yapılacak listesinden çok gezilecek yer yerler listesi paylaşmak daha doğru olacak.

  • Zil kalesi
  • Palovit şelalesi
  • Pokut yaylası
  • Huser yaylası
  • Gito yaylası
  • Ayder yaylası
  • Sal yaylası
  • Tar şelalesi
  • Ham köprüsü

Bu arada Rize sadece bu yaylalardan ibaret değil. Merkezde mutlaka Liman Lokantası’nda bir kavurma, pilav ve kuru fasulye yiyin. Mayıs ayında erken hasat için çay tarlalarına uğrayın. Fırtına deresinde rafting, Kaçkar’larda heliski alternatif doğa sporları aktiviteleri olarak aklınızda olsun. Daha sakin bir seyahat için limanda kiralayabileceğinz balıkçı tekneleriyle olta balıkçılığı yapın. Yazın yaylalarda yapılan şenlik ve festivallere katılın. Ne yapın edin, muhlama yemeden Rize’den dönmeyin!

Artvin

Yeşilin bin tonda sizi kucakladığı Artvin’de Borçka’da, Macahel’de ya da Şavşat’ta konaklamak bir hayli keyifli olacaktır. Gölleri ve yaylaları bu vesileyle bir seferde görebilirsiniz. Arhavi’deki Mençura şelalesi ise yaz gezisi için güzel bir yüzme molası noktası olabilir. Cip safari, kuş gözlemi ve fotoğrafçılık için benzersiz bir nokta olan Artvin’de Gürcü mutfağının örneklerinden tadabilmeniz çok mümkün. Yayla balı için Artvin doğru duraklardan biri.

Menü