Lübnan asıllı Fransız yazarın kitabı dünyanın gidişatını yakın tarihten örneklerle sorguluyor. Diyor ki Maalouf: “Ya bu yüzyılda herkesin kendisiyle özdeşleştirebileceği, aynı evrensel değerlerle bütün haline getirilen, insanlık serüveninde güçlü bir inancın rehberlik ettiği ve bütün kültürel çeşitliliklerimizle zenginleşecek bir uygarlık kurmayı başarırız ya da ortaklaşa bir barbarlığın içinde yok olup gideriz.”
Alt başlığı ’Uygarlıklarımız Tükendiğinde’ olan kitap, dünyanın yeni trendi ötekileştirmeye ve hor görüye olduğu kadar eğitimsizliğin yüceltilmesine de vurgu yapıyor. “ABD’de ve başka yerlerde, kültürün karalandığı ve kültürsüzlüğün bir doğallık güvencesi olarak görüldüğü, uğursuz bir dönemden belki de çıkmaya başlıyoruz” diyor ama görünen o ki çıkmadık… Dinler, yönetimler, siyasi hesaplar, siyasetçiler ve çıkarlar üzerine nefis tespitlerin yer aldığı bu kitap dünyaya özelikle de Ortadoğu’da olup bitenlere gerçekçi bir gözle bakmamızı sağlıyor. Tüm dünya liderleri arasında Atatürk’ün başarısının ve sebeplerinin farkını da ortaya çıkaran Maalouf, Atatürk’ü örnek alan liderlerin onun gibi başarılı olamamasının sebeplerini de anlatıyor.