Küresel Isınmaya Deniz Yosun Tarlaları Çözüm Olabilir mi?

Tüm dünyadan atmosfere yılda 50 milyar ton düzeyinde karbon salımının yapıldığı tahmin ediliyor. Bu düzey o kadar yüksekki bilim insanları karbon salımının azaltılmasının iklim değişikliğine karşı verilen mücadelede yetersiz kalacağını ve atmosferden karbon çekmenin etkili yöntemlerinin önem kazandığını düşünüyor. Araştırmacılar bu konuda yapılan yatırımların ve modellerin daha önce olduğu gibi küçük çaplı değil daha geniş çaplı yapılması gerektiğini vurguluyor. Bu modellerden biri de devasa boyutlara sahip deniz yosunu tarlaları…

Deniz yosunu yani algler hızlı büyüme özelliği gösteriyor. Güneşten aldıkları enerjiyle denizden aldıkları besin ve karbondioksitle gelişiyorlar. Araştırmalara göre deniz yosunu suyun besin maddeleriyle zenginleşmesine neden oluyor. Bu da suda daha fazla alg yetişmesine ve oksijenin artmasına yardımcı oluyor. Bilim insanları bu nedenlerle deniz yosununun iklim değişikliği ile mücadelede ve karbon salımını azaltmada etkili olabileceğini söylüyor. Yani deniz yosunu kullanılarak atmosferden karbon çekmenin mümkün olduğu belirtiliyor.

Atmosferden karbon çekmek için denenen yöntemlerin küçük çapta kalması araştırmacıları daha büyük ve çok daha geniş alanları kapsayan projelere yöneltiyor. Mesela dünyanın çeşitli bölgelerinde yapılan deniz yosunu çiftçiliğinden elde edilen yosunlar gıda, kozmetik, ilaç ve tarım gibi alanlarda kullanıyor ancak sınırlı miktarda üretildiğinden iklim değişimi ile mücadeleye yeterli bir katkısı bulunmuyor. Benzer modellerin işe yaraması için iddialı, büyük ve yatırımcılar için cazip hale getirilmesi hassas bir durum olarak ortaya çıkıyor. İngiliz iş insanı John Auckland’ın Seafields isimli projesi işte bu büyük projelerden birini oluşturuyor. Projeyle atmosferdeki karbonun okyanus tabanına gönderilmesi hedefleniyor. Deniz biyoloğu Victor Smetacek’in fikirlerinden ilham alınarak geliştirilen proje Karayipler’de ve Meksika’da test ediliyor. Yaklaşık bin kilometrekarelik bir alana yayılması planlanan bu dev yosun tarlasının başarılı olması halinde her yıl atmosferden bir milyar ton karbonu çekeceği hesaplanıyor. Yani bu proje, salınan karbonun yüzde 2’sini tek başına atmosferden geri alabilecek.

Proje ekibi, tarla için gerekli besinleri okyanusun daha alt kesimlerinden ince borularla yukarı taşımayı planlıyor. Tropik bölgelerde güneş ışınları daha kuvvetli olduğu için deniz suyu daha çok buharlaşıyor ve bu yüzden denizin üst katmanları daha tuzlu ve besinsiz kalıyor. Okyanusların çölü adı verilen bu bölümlerin altında ise besin açısından zengin olan su tabakası yer alıyor. Proje kapsamında enerji kullanımı gerektirmeyecek bir devridaim sisteminden yararlanarak yüzey altındaki bu soğuk ve besleyici suyun yukarı çıkarılması, burada ısındıktan sonra da tekrar aşağı gönderilmesi planlanıyor. Bu sisteminin ilk deneylerinin de 2023’te başlayacağı açıklandı. Projenin en kritik aşamasının bu bölüm olduğu ifade ediliyor.

İlk olarak 1956’da teorik olarak bahsedilen bu yöntem, ilerleyen yıllarda pratikte de hayata geçirildi. Ancak hiçbiri Seafields boyutlarında olmadı. Seafields’in bir başka aşaması dahilinde de, büyüyen deniz yosunları otomatik balya sistemleri ile balyalanacak ve okyanus tabanına gönderilecek. Orada oksijen miktarı düşük olduğu için bu balyalar çürümeyecek ve içlerindeki karbon uzun yıllar boyunca atmosfere karışmayacak.

Kaynakça
https://www.bbc.com/turkce/articles/cd1ee84zp62o
https://www.cevrehaber.com.tr/cevre/iklim-degisikligi-dev-yosun-tarlalari-kuresel-isinmayi-yavaslatabilir-h7231.html
https://www.cnnturk.com/dunya/dev-yosun-tarlalari-kuresel-isinmayi-yavaslatabilir-mi
https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/dev-yosun-tarlalari-kuresel-isinmayi-yavaslatabilir-mi-1992986
https://www.seafields.eco/
https://ungo.com.tr/2020/09/deniz-yosununun-sasirtici-onemi/#:~:text=Ara%C5%9Ft%C4%B1rmalara%20g%C3%B6re%20deniz%20yosunu%20suyun,tondan%20fazla%20fosfat%C4%B1%20temizledi%C4%9Fini%20g%C3%B6sterir.