Doğa Harikası Norveç Fiyortları

Norveç fiyortlarının büyüleyici ve nefes kesen manzaralarını keşfetmek için yapabileceğiniz en iyi seyahat planı cruise gemisi ile gerçekleştireceğiniz yolculuk olacaktır. Cruise gemileri temiz ve konforlu kabinleri, “A la carte” ve açık büfe restoranları, konsept restoranları, barları, her gün yenilenen farklı showları, duty free alışveriş imkanı, canlı müzik ve eğlenceleri ile son derece konforlu ve rahat bir tatil imkanı sunmaktadır.

Arkas Turizm’in, MSC Euribia gemisi ile 2024 yaz aylarında organize edeceği Norveç Fiyortları gezisine katılacak olan misafirlerimiz ile birlikte bu coğrafyayı yeniden keşfetmekten, anlatmaktan, seyretmekten ve dinletmekten son derece mutlu olduğumu belirtmek isterim. Otuz yılı aşan outgoing rehberlik hayatımda dünyanın birçok ülke ve şehirini ziyaret etmeme rağmen beni en çok etkileyen yerlerden biri de “Norveç Fiyortları” olmuştur. Tanrı’nın bahşettiği olağanüstü doğal güzellikleri görmek, sakin insanlarını tanımak ve huzuru deneyimlemek istiyorsanız mutlaka gezilecek yerler listenizin en başına fiyortları ekleyiniz.

Hülya Ceyhan / Arkas Turizm
Outgoing Tur Lideri-Rehber

Fiyortları Gemiyle Keşfetmek Daha Konforludur

Fiyortları karadan yapacağınız bir turdan ziyade gemi ile gezmek daha konforlu ve rahat olacaktır. Zira bu coğrafya görülmesi çok güzel ama yaşaması inanılmaz zor bir coğrafya. Bu nedenle bölge halkının ataları olan Vikingler bile ejderha başlı, düz tabanlı ahşap gemileri ile denizleri ve nehirleri aşarak Büyük Britanya, Grönland, Kanada, Fransa, Baltık, Konstantinopolis, Bağdat ve hatta Amerika’ya kadar gidip, yeni yerler keşfetmişler ve ticaret yapmışlardır. 8-11. yüzyıl arasında yaşamış olan Vikingler paganizmi(çok tanrılı) benimsemiş, tanrılara Aesir ve tanrıçalara da Vanir demişlerdir. Baş tanrıları Thor, Odin ve Frey… Thor en güçlü tanrı olarak kabul edilmiştir. Vikinglerin din değiştirmesi, hristiyanlaşma kademeli olarak gerçekleşmiş ve yeni dini daha geniş ittifaklar oluşturmak için krallar bir araç olarak kullanmışlardır. 11 yüzyıla  gelindiğinde Vikingler asimile olmuşlar, tarihin tozlu sayfalarında yerlerini almışlardır. Bu coğrafyayı ve Viking ruhunu anlayabilmek için gemi ile yapacağınız fiyort turu sizi o döneme götürecektir.

Fiyortlar; dünyanın birçok yerinde görülen  aslında milyonlarca yılda oluşmuş bir yüzey şeklidir. Kelime anlamı dar, derin körfezdir. Oluşumlarının başlıca sebebi buzulların üzerinde bulundukları karayı oyarak vadiler meydana getirmesidir. Buzulların erimesi ve bu vadilerin deniz seviyesine ulaşması sonucunda suların vadileri  doldurması fiyordun meydana gelme sebebidir. Fiyort kıyı tipi dünyada Norveç, İsveç, Danimarka, İskoçya, İzlanda, Grönland, Alaska, Şili, Yeni Zelanda gibi ülkelerde görülmektedir. Norveç’in batı kıyılarının büyük bir bölümü fiyortlardan oluşmaktadır.

Norveç fiyortları dünyanın en uzun, en derin, en temiz, en büyük, en vahşi ve en güzel sıfatlarını almıştır. Norveç’ in en güzel fiyortlarına gemiler henüz girebiliyorken gitmenizi özellikle tavsiye ederim. Norveç hükümeti yakın bir gelecekte doğayı koruma ve bozulmasına engel olmak amacıyla büyük gemilerin fiyortlara girmesini yasaklayabilir. Şu anda gemiler ile UNESCO tarafından koruma altına alınmış Geiranger fiyordu ve çatalın diğer ucundaki Hellesylt fiyordu; dünyanın en güzel fiyortlarından Flaam  ve en vahşi Nordfjord’a halen gidilebiliyorken kaçırmayınız. Dünya’nın en uzun 2. fiyordu olarak bilinen 205 km uzunluğundaki Sogne fiyorduna şelaler arasında gemi ile süzülerek girmek eşsiz bir deneyim olacaktır.

Bu yaz yapacağımız cruise seyahatlerinde eşi benzeri bulunmayan fiyortların yanı sıra seçeceğiniz rotalarda Kuzey Avrupa’nın önemli şehirleri Hamburg, Lubeck, Kiel, Kopenhag, Alesund ve Molde ile Maloy gibi yerleşim yerlerini görme şansına sahip olabilirsiniz.

Seyahatimiz Hamburg Uçuşuyla Başlıyor

Fiyortlara yapacağımız bu seyahatler Hamburg’a gerçekleştireceğimiz yaklaşık 3,5 saatlik uçak yolculuğu ile başlayacaktır. Hamburg, yapılan oylamalar ile Avrupa’nın yaşanabilecek en iyi 10 şehirinden birisi seçilmiştir. Bu nedenle bu güzel ve zarif şehri keşfetmek üzere tek gece otel konaklaması yapıyoruz.

Hamburg, Elbe nehrinin deltasına kurulmuş, Büyük Alster ve Küçük Alster gölleri etrafında Almanya’nın Berlin’den sonraki en büyük ikinci kentidir. Eski bir Hansa şehri olduğu için günümüzde de ticaret ve ekonomi çok gelişmiştir. Şehirde kanalların üzerinde Venedik’teki köprülerden fazla köprü ve 100’den fazla park bulunmaktadır. Sahip olduğu müze ve tiyatroları ile bir kültür merkezidir. Hamburg Kunsthalle sanat galerisi ana binası 1869 yılında inşa edilmiş olup ana bina ile bağlantılı iki ayrı bina zaman içerisinde büyütülmüştür. Almanya´nın önemli sanatçılarının eserleri sergilenmektedir. Ayrıca sürekli yenilenen çağdaş ve modern sanat eserleri de ziyaret edilebilir. Şehirde birçok yüksek kuleli kiliseler mevcuttur. Ama en büyük ve önemli kilisesi 1760 yılında barok olarak yapılmış  St. Michael’dir. Kilisenin girişinde protestan mezhebinin doğmasına sebep olan Martin Luther’in heykeline selam verip, içeride şanslı iseniz muhteşem orgundan güzel bir konser dinleyebilirsiniz.

Brams, Mendelson ve Bach’ın yaşadığı bu şehirde Elb Flarmoni gibi muhteşem bir konser salonu yapılması tesadüf değildir. 2017’de açılan bu konser salonu sahip olduğu mimari ile akustiği en üst seviyeye çıkarmıştır. Hamburg çok canlı ve hareketli bir şehirdir. Elbe nehri ve Alster gölü üzerinde gündüz yapabileceğiniz tekne gezilerinin yanı sıra gece yaşantısının çok hareketli olduğu St. Pauli bölgesi ziyaret edilebilir. Ayrıca alışveriş sevenler için bu rotadaki en uygun fiyat ve zengin çeşidi bulabileceğiniz yer Hamburgtur.

Kiel ise Hamburg’dan yaklaşık 1,5 saat mesafede önemli bir liman şehridir. Aslında Kiel’ in kurulduğu yer de bir fiyort oluşumudur. Fiyordun iki tarafına konumlanmış şehirde denizcilik ve liman faaliyetleri oldukça büyük bir öneme sahiptir. 17-25 Haziran tarihleri arasında gerçekleşen Kiel Week büyük bir denizcilik ve eğlence festivalidir. Baltık denizi civarından gelen yelkenliler ve tekneler yarış sırasında görsel bir şölen oluşturur.

Güzergahımızda Kopenhag da Var

Bu rotada Danimarka’nın bir ada üzerine kurulmuş başkenti Kopenhag’ı da ziyaret edeceğiz. Hans Christian Andersen’ın deniz kızı masalının efsane kahramanı deniz kızı heykeli şehrin sembolu olmuştur. 1.20 m  boyundaki bu küçücük heykel şehre gelen tüm turistleri kendisine çekmektedir. Şehirde yapılacaklar listesinde Disney parklarına ilham olmuş ve dünyada ilk eğlence parkı olarak bilinen Tivoli Parkı ziyareti olmalıdır. Muhteşem bahçeleri, restoran-kafeleri, showları ve oyun alanları ile kaçırılmaması gereken bir yerdir.

İsveç, Norveç ve Danimarka Kalmar birliği adı altında uzun seneler birlikte yönetildiğinden, krallar genel olarak Kopenhag’da ikamet ederdi. Bu nedenle büyük saraylar burada inşa edilmiştir. Günümüzde Christiansborg Sarayı, Danimarka Parlamentosu, Başbakanlık ofisi, yüksek mahkeme ve bir müzeye ev sahipliği yapmaktadır.

Kopenhag’da mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri de Nyhavn(liman) bölgesidir. Şehrin renkli ve eski evlerinin,kafe ve restoranlarının bulunduğu ve kanal turlarının başlangıç noktası buradadır. Kopenhag gerçekten kuzey Avrupa´nın en hareketli ve canlı şehridir.

Amalienborg Sarayı Danimarka kraliyet ailesinin resmi ikametgahıdır. 2024 yılının başında tahtından feragat eden Kraliçe Margaret’ tan tahtı devrelan 10. Frederick de burada ailesi ile birlikte yaşamaktadır.

Rosenborg Kalesi 17. yy da 4. Christian tarafından ailesi için yaptırılmıştır ve günümüzde şahane bir parkın içinde kraliyet ailesinin mücevherlerinin sergilendiği bir müzedir.

Cruise gemisi ile yapılan Norveç fiyortları turunda seçtiğiniz rotalara göre Norveç´in Kuzeyinde bir fiyort oluşumundaki Alesund şehri, bilinen tüm Norveç şehirlerinden farklı bir görünüm arzeder. Şehirde çıkan bir yangın nedeni ile şehir Alman İmparator 2.William’ın katkıları ile Art Nouveau mimari üslubunda yeniden inşa edilmiştir. Aksla Tepesi, Fjellstua manzara noktası fiyordu ve şehri kuşbakışı görmek için ideal bir noktadır. Sunnmore açık hava müzesi bölgenin eski evleri ve yaşam tarzını deneyimleyebileceğiniz bir yerdir.

Molde ise güller şehri olarak anılmaktadır. Oldukça soğuk bir iklime sahip bu bölgede güllerin yetişmesi ziyaretçilere ilginç gelmektedir. Molde Katedrali’ni ziyaret etmek ve Varden gözlem terasından şehir manzarasını izlemek yapılacaklar listesinin başında yer almalıdır. Molde, Norveç’in en büyük jazz festivaline ev sahipliği yapmaktadır. Dünyanın birçok ülkesinden ziyaretçiler jazz festivali zamanı buraya akın etmektedirler.

“Norveç Fiyortları”na Cruise gemisi ile bir seyahat düşünüyorsanız ve daha önce hiç bu bölgeye gitmeyi düşünmediyseniz, umarım bu yazı, sizlerde bir merak uyandırabilmiştir…