Her Türlü Yüzleşmenin Kitabı
Peki ya duygularımızı itiraf edebiliyor, kendimizle ya da başkalarıyla yüzleşebiliyor muyuz? Psikoterapist Tuğçe Işıyel ‘Ya Hiç Karşılaşmasaydık’ adlı kitabında edebiyat, felsefe ve psikoterapiyi harmanlayarak okuyucuya sunuyor. Isıyel denemelerinde insanın kendisiyle, ailesiyle, dostlarıyla, sevgilisiyle, eşiyle, çocuğuyla, yaşadığı yerle ve hatta geçmişiyle kurduğu ya da kuramadığı her türlü ilişkisine nokta atışı yapıyor.
Bu kitap sayesinde de zaman zaman nasıl iyi bir ‘hamarat tembel’ olduğumu öğrendim. Diyor ki Isıyel, “Sürekli bir şeyler yapmak, bir şeyler için çabalamak, bir şeyleri kovalamak hayatın akışını kontrol edebileceğimiz yanılsamasını yaratıyor.”
Bu yüzden alternatifleri çoğaltma eğilimdeymişiz. Bazen ‘hamarat tembellik’ yapmak gerekliymiş. O da ne derseniz, yine Isıyel söylesin: “Herhangi bir şeyi hayatımızın merkezine almadan ya da şöyle söyleyeyim, hayatın kendisini merkeze alarak olan biten her ne ise onunla hem hal olma hali… Geleceğe doğru koşmadan, seçenekler arasında boğulmadan, ilişki uğruna, herhangi bir şeyi bulmak uğruna telef olmadan durabilme ve hayatın akışındaki karşılaşmalara kucak açabilme hali.”